Öğretmen ders anlatırken hep bu anlatacağım bilgiyi hayatınızın şu aşamasında  şu şekilde kullanabilirsiniz, karşınıza güncel hayatta şöyle çıkar demelidir deriz. Bizlerde dersimizde hep verdiğimiz bilgileri normal yaşantımızla bağlarız.

Bakalım şu na ki zamların ve ülke genelindeki yaşam koşullarının hangi derste anlatıldığına bakalım. Kendinizi lise yıllarına sarın yada üniversite de olur. Formasyon dersleri, felsefe dersleri olması yeter. Eğitim bilimleri genelinde bu konular hep anlatılır. Hani bir Maslow vardı; Yahudi bir ailenin 7. çocuğu. İşte bu adam büyür ve kendini felsefi konulara adar. Erich Fromm, Karen Horney, Kurt Golstein ve Alfred Adler gibi önemli bilim adamları ile çalışma imkânı bulur. Sonrada kendine göre yani araştırmalarına dayanarak Maslow Yaşam Piramidi denen bir üçgen içerisinde insanların ihtiyaçlarını sınıflar. Bu piramit şöyledir:

  1. Fizyolojik gereksinimler: yeme,içme,uyuma,nefesalma
  2. Güvenlik gereksinimi: kendini ve ailesini tehlikeden uzak güvende hissetmek
  3. Ait olma gereksinimi: Başkaları ile ilişki kurmak, bir yere ait olmak
  4. Değer gereksinimi: Başarılı olmak, başkaları tarafından tanınmak, saygı görmek
  5. Kendini gerçekleştirme gereksinimi: Kişisel tatmin

 İşte bu kurama göre insan bir basamağı elinde etmeden diğer basamaktaki işleri yerine getiremiyor. Sıraya göre gerçekleştiriyor. Bence bugünde bizim halkımız üzerinde uygulanan budur. İşte zamanında derslerde anlatılırken patladığınız konu şuan başınızda ve yine canınızı sıkıyor.

Siyasilerimiz halkın karnını sürekli aç tutuyorlar, güvenlik sorunları ise bir vazgeçilmez. Yani toplum sürekli olarak 1 v 2. basamaklarla uğraşıyor. Karnını doyuramayan insanlar, üstüne birde tatlı  olarak güvensizlik ortamında olunca ortaya yönetimi çok kolay bir halk çıkıyor.

Beni evimde dört tane muhabbet kuşum var. Çok tatlılar. Kafeslerini hiç kapatman sürekli evde uçarlar. İstedikleri yere konarlar. Onlara bakıyorsam beni eğlendiriyorlarsa doğal olan uçma haklarınıda onların elinden almak istemiyorum. Bu tabiki eşimden fırça yememe sebep oluyor ama olsun. Neyse kuşlar hep özgür olduklarından elime pek gelmiyorlar. Hep isyankarlar. Ama bir hafta bunların yemlerini azalttım. Kafeste dört kuş olunca az yemde iç çatışma başladı, en güçlü olan kuş önce yemeye başladı. Yemi dahada az verdim bu sefer kuşlar omzuma konmaya başladılar. Sürekli yanıma geliyorlar. Elime yem koyuyorum avcumdan yiyorlar. Demekki calıların önce doyması gerekiyor. Doymak içinde her şeyden vazgeçiyorlar.

Kuşlarımdan size ne olabilir, ama bu gün memurun,işçinin, çiftçinin benim kuşlarımdan farkı ne? Eğer karşınızda tok bir topluluk varsa onlara bazı şeyleri anlatmak çok zor. Ama bu insanlar açsa, sizde konuşmadan önce ortaya biraz yem atarsanız gözünüzün içine bakarlar. Bir de yönetim diyor ki çok çocuk yapın. bir çocuk yetmez. Oldu canım, adam 3 kuruşa çalışıyordu çok çocuk olunca nedersen daha bir kolay yapacak . Eğer patrona isyan ederse evdeki çocuklar gözüne gelecek, haline şükredecek ve susacak. Vur sırtına sopayı ozaman, ne şartta olsa çalışırım ağam ben. Ağzımıza bir lokma ekmek giriyorsa onunda yarısını ağam aliiirrrrr.

Maslow amca acaba bu yaşam piramidini çizerken ne hayal etti. Bilim kurgu gibi değilmi, Maslowun yaşam üçgenini ele geçiren hükümetin başına geçiyor.


Bu haberimiz 1.438 defa okunmuştur.